01-01-2018, 08:09 PM
Milli Edebiyat
Sanatsal ürünlerin yabancı etkilerden sıyrılarak halka kendi diliyle seslenmeyi ilke edinen sanatçıların oluşturduğu topluluk. 1908'de başlayıp Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar devam eden bu yönelim tarihsel, sosyal ve siyasal bir takım ihtiyaçlardan doğmuştur.
Halkın anlayacağı bir dille yazmak Milli edebiyatçıların en belirgin özelliğidir. Kısa zamanda dönemin edebiyatçılarını etkileyen Milli Edebiyat anlayışı, eserlerin tema ve konularını bu ülke topraklarına dayandırarak değişik yöreleri kuşatmayı amaçlamıştır. Oysa Tanzimak ya da Servetifünün döneminde konular ve anlatılan çevre genellikle İstanbul'dan seçilirdi. Milli Edebiyat'ta ise öykü ve romanın haritası genişletilerek her kesimden insanın özellikle de köylerde ve taşrada yaşayanlarımızın durumu, başlarından geçen olay ve olgular işlenmiştir. Bu yönelimin ilk eserini "Küçük Paşa" ile Ebubekir Hazım vermiştir. Hazım'ın açtığı yoldan ilerleyen Refik Halit Karay, 'Memleket Hikâyeleri' adlı kitabında Anadolu insanının dünyasını ve sorunlarını ele almıştır. Türün ilk örneklerini veren bir başka yazarımızı da Reşat Nuri Gültekin'dir. Yazarın duygusal romanı "Çalıkuşu" Anadolu'yu değişik yöreleriyle kuşatan bir özellik getirmiştir. Memleket ve memleket gerçeklerini yansıtmayı amaçlayan Milli Edebiyat dönemi roman ve öyküsünün anlatımı, gözlemci gerçekçiliğe dayanır.
Bu dönem içinde yetişen Ömer Seyfettin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Memduh Şevket Esendal, Refik Halit Karay ve Reşat Nuri Gültekin gerçekçilik akımına yönelmiş; Selahattin Enis, F. Celalettin Göktulga, Osman Celal Kaygılı ise naturalizmin ilkelerini benimsemişlerdir.


Kitap Kahve Kedi ve Sen
